Carter’s özellikle bebek bekleyen ve yurtdışından alışveriş yapanlar için tam bir cennettir. Hem çeşit bolluğu hem de uygun fiyatları sanal alışverişte tercih edilen bir marka olmasını sağlar hep. Haftasonu Metrocity’de gezerken rastladım mağazasına Türkiye’de de açılmış bir sevinçle daldım ne güzel artık görerek alıcaz kalıbıydı kumaşıydı derdi yok diye düşünüp :)

Gel gör ki sanal fiyatları gibi değil pek fiyatları biraz el yakıyor umarım güzel bir fiyat ayarlaması olur ya da indirim zamanları güzel olur :)

Metro girişince Joker’e gelmeden kocaman bir mağazada OshKosh ile beraber satılmakta Carter’s 

 

 

Bebeğe hangi ismin konacağı sorusu, anne-baba adaylarının aklını uzun süre meşgul eder. Son zamanlarda ismin anlamının önemli olduğu kadar, sahibine etkisi de anlaşılmış durumda. www.anneysen.com’un İsim Analizi bölümü, ismin çocuğun hayatına getireceği etkileri ortaya koyarak anne babalara isim konusunda farklı bir yol gösteriyor. Harfler arasındaki titreşimleri tespit ederek kişinin karakter özelliklerini ortaya koyan İsim Analizi bölümü, bebeğe düşünülen ismin ona potansiyel etkilerini anne-babaya göstererek en doğru ismi seçmeye yardımcı oluyor.

Bebeğe verilecek ismin kulağa güzel gelen, anlamlı ve orijinal olması için uzun araştırmalar yapılır. Cinsiyetin belli olmasıyla birlikte, anne adayına en çok sorulan sorulardan biri ise isminin ne olacağıdır. Internet, bu konuda önemli kaynaklardan biri olarak kullanılır. www.anneysen.com bu konuda önemli bir boşluğu dolduruyor. www.anneysen.com’da binlerce bebek ismi seçeneği sunan Bebek İsimleri bölümünün yanı sıra, isimleri anlamlarına göre analiz eden İsim Analizi bölümü de bulunuyor.

Harfler arasındaki titreşimleri tespit ederek karakter özelliklerini ortaya koyan İsim Analizi bölümü, www.anneysen.com isim bilimi uzmanı Kemal Haluk Cebe’nin analizlerini internet ortamına taşıyor. Facebook uygulaması da bulunan İsim Analizi bölümüne Facebook’tan da ulaşılabiliyor. Uygulamayı yükleyenler merak ettikleri isimleri analiz ediyor ve duvarlarında paylaşıyor.

 

 

Annelik Cumalarını çoook fazla seviyorum açıkcası ama her hafta yapamadığımda bir gerçek ne yazık ki :( Bulduğum değişik ürünleri paylaşmayı da çok seviyorum ve mümkün mertebe bunlara yer vermeye çalışıyorum annelik cumalarında…

Bazen birşeylerin olmaması sizi rahatsız eder çok fazla ihtiyaç duyarsınız ama tam olarak isimlendiremez tam olarak nerde satılır vs bilmezsiniz ya… Benim içinde mama termosları aynen öyleydi ^_ ^

Sıcak öğün kavramı ile birlikte gezme sorunları da baş gösterdi bizde haliyle, aman yemeğini yedirelim çıkalım ya da yemek zeytinyağlı olsunda sokakta ısıtmak için yer aramayalım, “dr hanım çok kısıtlı olmak şartıyla sokaktaysak yemeği ısıtamıyorsak mikrodalga kullanmamız caiz midir?”,  bunların hepsini hatta çok daha fazlasını yaşadık… Termos diye yırtındık kocaman termosları gördükçe karalar bağladık hatta üşenmeyip aldık denedik tatile gitmek ne kelime taşınıyormuş gibi sokaklara çıktık vs…

Sonra bir gün tamamen tesadüfen bir annenin elinde minicik ufacık bir termos gördük ^_^ gözlerimiz parladı parlamak ne kelime ama dayanamadım gittim sordum nerden aldınız bu termosu çok güzelmiş biz de arıyoruz böyle birşeyde… Cevap kati ve net amerika ^_^ bir kere daha yıkıldım hemen termosu googleladım ebayledim hatta toys’r'usladım :)  tam buldum heh işte budur diyip alıyordum ki

daha bi cicisine burnumun tam dibinde rastladım ^_^

 

Lilo’nun bir öğününden biraz fazla alıyor yani öğünleri artsada bir süre daha kullanabileceğim. Küçük kullanışlı kulp bile ne kolaylık bebekli olunca ^_ ^ ve en güzeli nasıl koyarsanız yiyeceği öyle çıkıyor kapağı vidalı vs…

Beşiktaşta çarşının içinde buldum bu termosu muhtemelen başka yerlerde de vardır ama ben gördüğüm yeri önerebileceğim :) çarşı içinde cadde üstünde ALTUĞ kırtasiyeden aldım Beşiktaş’ı bilenler ALTUĞ’u bilir bir sürü oyuncak olan karışık vitrinli oyuncakçı/kırtasiye her türlü şey bulunuyor ^_^

 

 

 

 

 

Emzirmek benim için anneliğin en tatmin edici yanlarından biri oldu hep… Hele ki ilk günlerde ufacık bir bebeğe nasıl bakabilirim bu çok küçük diye düşündüğüm günlerde. Hani şu hormonların size altın vuruşu yapıp tam tepedeyken yere çaktığı günlerde ( yani doğumun hemen arkası:Pp ) ;) Ben emzirmenin annelik psikolojisini pozitif etkilediğine inanan grubun bir üyesiyim o yüzden çok zorunlu haller olmadıkça Lilo’yu biberon ile beslemedim. Doğuma kadar bu konuda oldukça fazla ahkam kestiğim bir gerçek o.O Diş çıkartıp beni hart hurt parçalamasından çok korkuyordum yalan değil ^_^ ya da 6aydan sonra ne kadar emzirebilirim ne kadar katlanabilirim vs gibi çok gerekli gereksiz arkadaş ortamlarında ileri geri konuşmuşum…

Velhasıl kelam Lilo ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslendi ve 11 ayı doldurduğu şu günlerde anne sütü almaya devam ediyor. Emzirmenin kolay birşey olduğunu ileri sürmüyorum gerçekten yorucu ve bunaltıcı olabiliyor ayrıca her annenin sütü gelmeyebiliyor ya da yetmeyebiliyor. Her ne kadar en tatmin edici konum buydu diye sunsamda en psikolojiyi bozan konu halinide alabiliyor yetmeme ve gelmeme konuları .

Bugünkü annelik cuması anne sütü verebilen annelere yönelik olacak.

Anne sütü vererek bebeğinizi besliyorsanız tabii ki bu esnada sosyalleşmek her annenin hakkı kimsenin emziriyor diye anneyi bir odaya kapayıp dünyayla bağını kesmesini beklememesi gerekli. Doğurmadan önce çok yadırganan bu durum doğumdan sonra bir anda normal oluyor ^_^.

Günümüzde annelerin kolaylığı için bir çok gelişim sağlandı alışveriş merkezlerinde her gün daha da güzel bebek odaları açılıyor ( İstanbul Forum ve Marmara Forum bu konuda favorim ^_^) hatta tekil mağazalarda bu konuda annelere birer oda tahsis ediyor. Yine de her zaman başbaşa kalacağınız yerler olmuyor ya da siz o odalara tıkılmak istemiyor olabilirsiniz o zamanlarda en büyük kurtarıcı emzirme önlükleri…

 

Ben ilk aylarda Balboa marka bir emzirme önlüğünü tercih ettim . Bu seçimimde diğer örtülere göre büyük olması altındaki pliler sayesinde içinde geniş bir alan oluşması tercih sebebimdi. Ancak papaz her zaman pilav yemez benim özgür ruhlu kızım ne zamanki biraz büyüdü bu örtüden rahatsız olmaya başladı çekiştirdi altını kaldırdı hatta söküp atmaya çalıştı. Hatta bazen bir ucundan annem bir ucundan babam tutmak zorunda bile kaldı örtüyü. Bağdat caddesinin ortasından sayesinde çok defa süper frikikler verme noktasına gelmişliğim var ^_^

Örtü altında olmak istemeyince ben de şal kullanmaya geçmek zorunda kaldım. Sadece kendimi saklayarak onu dışarıda özgür ve ferah bir şekilde bırakarak emzirmeye devam ettim. Bunu nasıl yaptın diye soracak olanlara Maternal America markasının reklamlarında kullandığı emzirme şalı bağlama şekli benim halen kullanmakta olduğum şekil… Bunun için bir paşmina ya da uzun ve geniş bir dikdörtgen şal yeterli oluyor.

 

Geçenlerde internette gezinirken rastladığım bu pançoda çok hoşuma gitti oldukça pratik.

Ravelry‘den bu pançonun yapım şemasını indirebilirsiniz. Hem omuzlarınızı ısıtıp hem de bebeğinizi rahatlıkla emzirebilirsiniz.

Ayrıca Pirose Nursing Scarf emzirme şalları ile ilgili değişik bağlama şekilleri de paylaşmış benim gibi dikdörtgen şal yerine lizöz, kare ya da üçgen şallar ile de bu modelleri rahatlıkla uygulayabilirsiniz.

Bir de MamaScarf ‘ta rastladığım bu modeli siz de normal bir şalınız ile oluşturabilir ya da bu modele uygun bir şalı evde rahatlıkla dikebilirsiniz. Hem sling olarak hem de emzirme önlüğü olarak rahatlıkla kullanılıyor.

 

 

Bu hafta yine Annelik Cumasını konuk yazıya bırakıyorum… Anneysen.com benimde severek takip ettiğim bir portal onların yaptığı güzel bir araştırmayı siz okurlarımla paylaşmamı istediler ben de seve seve yayınlarım dedim buyrun okuyun hatta okumakla kalmayıp sizde anketlere katılın :)

“Normal doğum mu, sezaryen mi?”

anneysen.com’da yüzlerce anne cevap verdi

Doğumla ilgili en tartışmalı soru,

anneysen.com’daki anketle yanıt buluyor

 

Soruları, yanıtları ve yorumlarıyla anneliği kolaylaştıran anneysen.com, annelerin görüşlerini almak isteyenler için oldukça faydalı bir araç sunuyor. anneysen.com üyesi annelerin keyifle faydalandığı Anketler bölümü, annelerin diğer annelerden fikir almasını sağlayan yüzlerce soruya yer veriyor. Seçeneklere tıklamanın yanı sıra, anket sorusuyla ilgili yorum yapılmasına da fırsat veren bölümde, anneler her türlü konuda birbirlerinin görüşünü alabiliyor. Bunlardan biri de, anne adaylarının aklını en çok kurcalayan “Normal doğum mu, sezaryen mi?” sorusu.

Bir anneysen.com annesinin açtığı “hangi doğum şekli en sağlıklısı?” anketi, son yıllarda sezaryenle doğum oranlarının artmasının tartışılmaya başlandığı ülkemizde, annelerin görüşlerini yansıtması açısından değer taşıyor. 461 annenin oy verdiği anket, aldığı 54 yorumla da anlamlı veriler sağlıyor. Ankete katılanların %86’sı normal doğumun daha sağlıklı olduğu yönünde oy kullanmış. Sezaryenin daha sağlıklı olduğunu düşünen annelerin oranı ise %14’te kalmış durumda.

Her bir doğum şekli için yapılan birbirinden farklı yorumlar, %86 oranında oy alan normal doğumu yine ön plana çıkarıyor. Normal doğum için “normal doğum adı üzerinde, normal olan doğum şeklidir” “doğum anını yaşamak mutluluk verici” şeklinde yorumlar yapılırken, sezaryenle ilgili olumlu yorumlar da bulunuyor. Sezaryenle doğum yaptıktan sonra 10 gün ayağa kalkamadığını söyleyen bir anne olduğu kadar, doğumun ikinci gününde normal hayatına devam ettiğini söyleyen anneler de bulunuyor. İlk bebeğini normal, ikinci bebeğini sezaryenle dünyaya getiren bir anne ise, iki doğum şeklinin zorluk derecesinin de aynı olduğunu düşünüyor.

Ankete yanıt verenler arasında; sadece doğum korkusu yüzünden normal doğumu tercih eden bir anne, bu kararının pişmanlığını yaşıyor. Yurt dışında normal doğumun yaygınlığını hatırlatan bir anne ise, sağlık sorunu olmadıkça sezaryenin doktorlar tarafından önerilmediğini hatırlatıyor. Sezaryen taraftarı bir anne ise, bu doğum şeklini “teknolojinin nimetlerinden faydalanmak” olarak nitelendiriyor.

34 saat sancı sonucunda normal doğum yaptığını belirten bir anne ise bebeğini hemen kucağına alması, sütünün hemen gelmesi, ameliyat ağrıları yaşamaması, doğum sonrasında yatmaya gerek duymaması ve eski kilosuna çabuk dönmesi sayesinde, sancı süresini düşünmeden herkesin normal doğum yapmasını öneriyor.

Sezaryendeki genel anestezi ve epidural anestezi seçenekleriyle ilgili yorumlar da, son yıllarda yaygınlaşan epidural ve spinal anestezi konusuna ışık tutuyor. Anestezi yöntemi olarak epiduralin kullanılmasının avantajlarını öne çıkaran anneler olduğu kadar, genel anesteziyle çok rahat ettiğini belirten anneler de bulunuyor.

Sezaryenin ikinci doğumda sıkıntıya yol açabileceğini hatırlatan bir anne ise normal doğumun, annenin yapacağı diğer doğumların sayısını etkilemediğini fakat sezaryenin 3 doğumla sınırlı kalabildiğini hatırlatıyor.

Doğumda ağrı yaşamanın kaçınılmaz olduğu ve normal yöntemin bu olduğunu belirten bir anne ise; en önemlisinin, doğum serüveninin özellikle bebek açısından sağlıklı sonuçlanması olduğunu vurgulayarak normal doğumla ilgili olumlu yorumlara son noktayı koyuyor.

İster normal, ister sezaryenle doğum yapmayı düşünsün, anneysen.com’un anketler bölümündeki birbirinden farklı örnek ve görüşler anne adaylarına yol gösteriyor.

Related Posts with Thumbnails
© 2011 HERSHEYLER Suffusion theme by Sayontan Sinha